nexCMO

Perakende ve tüketici ürünlerini dönüştüren 7 trend

Yeni iş modelleri, e-ticarete geçiş ve tüketicinin rahatlığa yönelik tercihleri, önümüzdeki yıllarda perakende ve tüketici ürünleri sektörünü şekillendirmesi muhtemel faktörler arasında yer alıyor.

Koronavirüs krizi, yalnızca birkaç ay içinde e-ticaretin yükselişini ciddi boyutta hızlandırdı, fiziksel perakende ortamını yeniden şekillendirdi ve işletmeler için yeni operasyonel kaygılar yarattı. Sadece bir yıl önce bile, böylesine kapsamlı bir değişikliği hayal etmek zor olurdu.

Bu akış zemininde endüstri, geleceği daha iyi anlamak için can atıyor. Sektörü şekillendiren faktörler karmaşık olsa da, tüketici tercihleri, teknolojik ilerlemeler, ekonomik değişimler ve piyasa baskılarıyla beslenen bazı önemli eğilimleri belirlemek mümkün. Deloitte olarak gerçekleştirdiğimiz analiz, perakende ve tüketici ürünleri markaları için strateji ve yatırımlara bilgi sağlamaya yardımcı olabilecek yedi eğilimi ortaya koyuyor:

1 Ticarileştirme (commoditizaiton) ve premiumlaştırma.

Günümüzde tüketicilerin daha fazla seçeneği var, rekabet artıyor ve sektörler arasındaki yakınlaşma iş dinamiklerini değiştirdi. Rekabetçi kalabilmek için, birçok perakendeci, daha yüksek marjlar yaratabilen ve üretim, markalaşma, fiyatlandırma ve promosyonda daha fazla kontrole izin veren özel etiketler sunmaya yöneldi.

İndirimli ürünler hala özel markalı satışların çoğunu temsil ederken, özellikle geçtiğimiz son üç yılda tırmanan premium özel markaların oranı artmaya devam ediyor.

Gelecekte, tüketici tercihleri ​​muhtemelen iki ana alan ile şekillenecek: (1) gelirlerde artan çatallanma ve (2) tüketicilerin mali durumlarının kötüleştiğini hissettiklerindeki harcama davranışlarının ve itici güçlerinin kategoriye göre değişmesi. Pandemi ilerledikçe tüketicilerin finansal durumlarını nasıl algıladıkları değişecek, değer veya premium markaları satın alma kararları muhtemelen etkilenecektir.

2 Zor dijital karlar.

Pandemi başladığından bu yana, perakende ve tüketici ürünleri için dijital ticaretin büyümesi hızlandı. Mobil satışlar da bir süredir artış gösteriyor ve artan e-ticaret büyümesinin önemli bir kısmını oluşturmaya başlıyor. Yine de bu değişim, mobil ziyaret başına gelirdeki değişim göz önüne alındığında, geleneksel iş ölçütleri üzerinde beklenen olumlu etkiyi yaratamayabiliyor. Dijital büyümenin cazibesi güçlü kalırken, bu büyümeyi karlı bir şekilde takip etme ve sürdürme yeteneği, muazzam ve sürekli büyüyen bir baskı altında kalmaktadır.

3 Fiziksel mağazaların dönüşümü.

Pandemiden önce bile, fiziksel perakende mağazaları zaten değişiyordu ve mağaza başına düşen metrekare miktarı düşüş eğilimindeydi. COVID-19 çarptığında, Türkiye’deki perakende mağazaların çoğu geçici olarak kapanmak zorunda kaldı. Tüketici harcamalarındaki geçmişe dönük düşüşler, önceden var olan bilanço zorlukları ile birleştiğinde, bazı geçici mağaza kapanışlarının kalıcı hale gelmesi anlamına gelebilir. Pandemi, çevrimiçi satın alma / mağazadan teslim alma seçeneklerine yönelik tüketici talebini artırdıkça, fiziksel mağazanın rolü muhtemelen değişmeye devam edecek.

4 Yeni modeller ve artan etki alanları.

Perakendeciler ve tüketici ürünleri şirketleri, büyümeyi artırmak ve değişen tüketici ihtiyaçlarını karşılamak için geleneksel gelir modellerinin dışına çıkmaya devam ediyor. Doğrudan tüketiciye yönelik işletmeler, abonelik hizmetleri, pazaryerleri ve yeniden satış platformları, diğer alternatif modellerin yanı sıra, halihazırda pandemiden önce popülerlik kazanmaya başlamıştı. COVID-19, gıda, bakkaliye ve eczane gibi “temel” kategorilerde geleneksel olmayan modellerin daha fazla benimsenmesine yol açtı.

5 Yeni rekabet konusu: “Kolaylık”.

Tüketicilerin rahatlığa dayalı olarak bir perakendeci seçme olasılıklarının daha yüksek olduğunu tahmin edebiliriz, ancak özellikle çevrimiçi alışveriş yapmadaki birincil neden artık “rahatlık” olarak öne çıkıyor. Deloitte Tüketici Durumu Takibi anketine göre, pandemi bu trendi ilerletti ve tüketicilerin neredeyse yarısı kolaylık karşılığında daha fazla para harcamaya istekli.

Bugün “kolaylık” temassız alışveriş, aynı gün teslimat ve envanter kullanılabilirliği anlamına geliyor. Pandemi başladığından bu yana, mobil ödeme kullanımında, uygulama indirmelerinde ve çevrimiçi satın alma, mağazadan teslim alma seçeneklerine olan talep – gelecekte de devam edebilecek tüm trendlerde artışa işaret ediyor.

6 Sağlık ve sürdürülebilirlik.

COVID-19, sağlıkla ilgili ürünler için tüketici harcama alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştirdi. Son aylarda tüketiciler el dezenfektanı ve ilaçlar gibi hijyen ürünlerine olan harcamalarını artırdı. Ek olarak, sürdürülebilir ürünlerin ve organik ürünlerin satışlarında bir artış oldu, ancak tüketicilerin bu ürünleri gerçekten tercih edip etmediği veya diğer seçenekler stokta kalmadığı için satın alıp almadığı belirsiz.

Gelecekte, gelir eşitsizliği, geçmişte olduğu gibi, sağlık ve sürdürülebilirlik piyasalarının büyümesinde önemli bir rol oynayacaktır. Özellikle düşük gelirli hane halkları üzerindeki bu aşırı büyük ekonomik baskı, sağlık ve sürdürülebilirlik harcamalarını sınırlayabilir.

7 Konsolidasyon ve fragmentasyon.

Pandemi sırasında “gerekli olmayan” fiziksel perakende satış yerleri kapandığında, birçok tüketici harcamalarını aynı gün teslimat ve gerçek zamanlı envanter güncellemeleri gibi temel ihtiyaçların yanı sıra kolaylıklar sağlayabilecek seçkin perakendecilere kaydırdı. COVID-19’un devam eden etkileri, perakende konsolidasyonunu körükleyebilir ve sınırlı sayıda şirketin daha küçük veya bağımsız şirketler pahasına daha güçlü hale geldiği bir ortam yaratabilir.

Aynı zamanda pandemi, devam eden başka bir eğilimi de hızlandırdı – ambalajlı mal endüstrisinin fragmentasyonunu. Genellikle en büyük pazaryeri perakendecilerinin satışlarının yarısından fazlası üçüncü taraf satıcılar tarafından üretiliyor. Tüketicilerin ambalajlı mallar için daha küçük rakiplere geçişinin gerçek bir talep sinyali mi yoksa tedarik zinciri kısıtlamaları ve stok tükenmelerinden kaynaklanan geçici bir davranış mı olduğu görülecek.

******

Perakende ve tüketici ürünlerinin geleceği büyük belirsizlik taşırken, verilere ve makro güçlere kapsamlı bir bakış, sektör için bazı önemli temaları ortaya çıkarmaktadır. Sektör liderleri, işlerini etkileyen eğilimleri anlamaya çalışarak, dönüşen bir pazarda bile büyüme için bir rota çizebilirler.

Metin Deniz Kavas

Metin Deniz Kavas

Danışman, Strateji ve Operasyonlar, Deloitte